Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türkiye'de Evrim Tartışmalarının Sosyolojik Boyutları Üzerine

Toplumsal Tabakalaşma, Eğitim ve Coğrafi Ayrışma Türkiye'de evrim teorisi tartışmalarının en belirleyici katmanını, toplumsal sınıflar arasındaki derin uçurumlar ve bu uçurumların yarattığı kültürel sermaye farklılıkları oluşturmaktadır. Üst-orta sınıf ailelerden gelen bireylerin bilimsel bilgiyle kurdukları ilişki, evrim teorisini anlama biçimlerini kökten değiştiren bir avantaja dönüşmektedir. Bu ailelerin evlerinde genellikle zengin kütüphaneler, bilimsel dergiler ve ansiklopediler bulunmakta, ebeveynler genellikle yükseköğrenim görmüş profesyonellerden oluşmaktadır. Çocuklarını henüz erken yaşlarda bilim müzelerine götüren, yurt dışı seyahatleri ve yabancı dil eğitimiyle destekleyen bu kesim, bilimsel merakın yeşermesi için gerekli olan "habitatı" doğal yollarla sağlamaktadır. Dolayısıyla bu çevrede yetişen bir birey için evrim teorisi, korkulacak veya reddedilecek bir tabu değil, modern biyolojinin anlaşılması gereken temel bir sacayağı olarak görülmektedir. Bilimsel...

Hakikat Sosyolojisi Perspektifinden Dini Hakikatin İnşası ve Dönüşümü

  Din ve hakikat kavramları, insanlık tarihi boyunca toplumların ve bireylerin yaşamlarında merkezi bir rol oynamıştır. Bu iki kavramın kesişim noktasında yer alan dini hakikat ise, sosyal bilimlerin ve özellikle sosyolojinin ilgi odağı haline gelmiştir. Hakikat sosyolojisi perspektifinden bakıldığında, dini hakikatler salt metafizik veya teolojik önermeler olarak değil, aynı zamanda sosyal olarak inşa edilen, paylaşılan ve yaşanan gerçeklikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, Peter L. Berger'in (1967) "The Sacred Canopy" adlı eserinde öne sürdüğü gibi, din, insanların anlam dünyalarını şekillendiren ve toplumsal düzeni meşrulaştıran bir "kutsal şemsiye" işlevi görmektedir. Modernite ve küreselleşme çağında, dini hakikat anlayışları önemli dönüşümler geçirmektedir. Bir yandan sekülerleşme tezleri dinin toplumsal öneminin azalacağını öngörürken, diğer yandan din sosyologları bu tezlerin yetersizliğine işaret etmektedir. Örneğin, Danièle Hervieu-Léger (2...

Hakikat Sosyolojisi ve Frankfurt Okulu: Hakikatin Üretimi, Yayılımı ve Algılanması

 Frankfurt Okulu düşünürleri, özellikle Theodor Adorno, Max Horkheimer ve Herbert Marcuse, hakikatin üretimi, yayılımı ve algılanmasının toplumsal, ekonomik ve kültürel bağlamlarını ele alarak, hakikat sosyolojisine zengin bir teorik çerçeve kazandırmışlardır.  1. Hakikatin Üretimi: Frankfurt Okulu düşünürleri, hakikatin üretimini toplumsal, ekonomik ve kültürel güç ilişkileri bağlamında ele alırlar. Onlara göre, hakikat basitçe keşfedilen bir olgu değil, karmaşık toplumsal süreçlerle üretilen bir olgudur. Bu üretim süreci, çeşitli kurumsal yapılar, söylemsel pratikler ve toplumsal ilişkiler ağı içinde gerçekleşir. Theodor Adorno ve Max Horkheimer'ın "Aydınlanmanın Diyalektiği" adlı eserinde, bilimsel ve teknolojik bilginin üretimi üzerine yaptıkları analiz, hakikat üretiminin nasıl işlediğine dair önemli içgörüler sunar. Bu düşünürler, Aydınlanma projesinin vadettiği özgürleştirici bilgi üretiminin, ironik bir şekilde, yeni bir tahakküm biçimine dönüştüğünü savunurlar. B...