- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
"Bir mağara düşün dostum... Girişi boydan boya gün ışığına açık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil, yalnız karşılarını görüyorlar." — Cemil Meriç, Mağaradakiler Bazı cümleler vardır; okuduğun anda kitabın sayfasından fırlar, gelip yakana yapışır. Seni oturduğun koltukta huzursuz eder, elindeki çayı soğutur, odanın duvarlarına bambaşka bir gözle bakmana sebep olur. Cemil Meriç'in 1978 yılında yayımlanan başyapıtı Mağaradakiler 'in ilk sayfasını çevirdiğinde karşına çıkan o hitap, işte tam olarak böyle bir cümledir: "Bir mağara düşün dostum..." Neden "okuyucu" demez de "dostum" der? Çünkü birazdan anlatacağı şey, uzaktaki bir ülkenin tarihi ya da sadece felsefe bölümlerinin tozlu amfilerinde tartışılacak soyut bir kuram değildir. Birazdan anlatacağı şey senin hikâyendir. Benim hikâyemdir. Sabah uyanıp elini yüzünü yıkamadan t...