- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Az Bilmenin Derinliği: Yavaş Okuma, Yavaş Düşünme, Yavaş Yaşama Bir insan düşünelim. Masasının üzerinde aynı anda üç kitap açık duruyor. Telefonunda kaydedilmiş onlarca video, bilgisayarında yarım bırakılmış makaleler, not defterinde başlanmış ama tamamlanmamış düşünceler, tarayıcısında açık sekmeler var. Sabah bir düşünürden alıntı okuyor, öğlen psikoloji videosu izliyor, akşam dinî bir sohbet dinliyor, gece yatmadan önce felsefi bir metnin birkaç sayfasını karıştırıyor. Günün sonunda zihni dolu, ama ruhu dağınık. Çok şeye temas etmiş, fakat hiçbir şeyde kalmamış. Birçok kapının önünden geçmiş, ama hiçbirinden içeri girmemiş. İşte modern insanın bilgiyle kurduğu ilişkinin en yorucu biçimlerinden biri budur: Çok görmek, az sindirmek. Çağımız bize sürekli daha fazlasını öneriyor. Daha çok kitap, daha çok içerik, daha çok haber, daha çok yorum, daha çok analiz, daha çok kurs, daha çok video, daha çok paylaşım… Sanki insan ne kadar çok şeye maruz kalırsa o kadar gelişecekmiş gibi bi...