Din sosyolojisi ve kutsal metinlerin tahlili bağlamında, bilginin içselleştirilmemesine yönelik en sarsıcı eleştiri Kur'an-ı Kerim'de, Cuma Suresi'nde karşımıza çıkar. Kendilerine Tevrat verilip de onunla amel etmeyenler, sırtında kitap taşıyan eşeğe benzetilir. Bu benzetme, yalnızca bir teolojik uyarı değil, aynı zamanda insan doğasına dair evrensel bir psikolojik tespittir. Eşek, yük taşımayı bilen ama taşıdığı yükün anlamını kavrayamayan bir hayvandır; onun için önemli olan, kitapların içeriği değil, sadece ağırlığıdır. Tıpkı bunun gibi, bir insan ezberlediği ayetleri, okuduğu felsefi metinleri veya öğrendiği bilimsel teorileri ne kadar çok tekrar ederse etsin, eğer bu bilgiler onun davranışlarına, tercihlerine, ilişkilerine ve karakterine işlemiyorsa, o da sırtında ölü bir yük taşıyor demektir. Bilgi, yalnızca zihnin bir odasında saklanan bir mobilya değil, eylemin ateşinde dövülen bir kılıç olmalıdır. İnsan sırtına kütüphaneler dolusu bilgiyi yükleyebilir; ancak bu b...
Din, Toplum, Bilim ve Teknoloji ©Tüm Hakları Saklıdır.