Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte modern insanın gözünü açtığında yaptığı ilk hareket, artık ne gökyüzüne bakıp bir şükür fısıldamak ne de sessiz bir tefekküre dalmaktır. Başucumuzda duran telefonun soğuk camına dokunmak, parmak ucumuzla ekran kilidini açmak ve sonsuz bir görsel nehrin içine dalmak, çağımızın en yaygın ve en kesintisiz sabah ayini haline geldi. Ekranı yukarı doğru her kaydırışımızda haberler, reklamlar, dostlarımızın fotoğrafları ve birdenbire karşımıza çıkan dinî aforizmalar birbirine karışıyor. Kutsal, artık yüksek kubbelerin altından ya da asırlık mabetlerin sessizliğinden değil, akıllı telefonlarımızın kişiselleştirilmiş bildirim panelinden hayatımıza sızıyor. İnsanlık tarihi boyunca inanç, daima mekânla, bedenle ve ortak bir toplulukla kaim olmuştur. Binlerce yıl boyunca ibadet etmek; belirli bir coğrafyada toplanmayı, yan yana durup omuz omuza vermeyi, taş duvarların yankısını duymayı, tütsünün veya halının kokusunu içine çekmeyi gerektiriyordu. İster bir kö...
Din, Toplum, Bilim ve Teknoloji ©Tüm Hakları Saklıdır.