Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ANTONY FLEW'İN YANILMIŞIM TANRI VARMIŞ KİTABININ ÖZETİ-2-

Flew, Tanrının varlığına vurguda bulunan bilim adamlarının görüşlerine yer verir. Kuantum hipotezini ilk ortaya koyan Max Planck, "Din ile bilim arasında asla gerçek anlamda bir zıtlık olamaz, çünkü biri diğerinin tamamlayıcısıdır," diyerek açık biçimde bilimin dini tamamladığını ileri sürmüştü Paul A. M. Dirac, ise "Tanrı üst düzey bir matematikçidir ve evreni yaratırken ileri düzeyde matematik kullanmıştır" şeklinde bir ifadede bulunmuştu. Charles Darwin de bu bilim adamlarından yıllar evvel benzer bir görüş dile getirmişti: ‘[Mantık bana] içerisinde belirsizliğin veya gerekliliğin sonucu olarak geçmişe ve geleceğe bakabilme kabiliyeti bulunan insanların olduğu bu uçsuz bucaksız ve olağanüstü evreni anlayabilmenin aşırı zorluğunu, hatta olanaksızlığını anlatmaktadır. Böyle düşündüğüm zamanlarda kendimi, bir ölçüde insanlarınkine benzeyen akıllı bir kafaya sahip ilk Neden'e (Tanrı) başvurmak zorunda hissediyorum; sanırım Tanrı'ya inanan biri olarak adlandı...

ANTONY FLEW'İN YANILMIŞIM TANRI VARMIŞ KİTABININ ÖZETİ-1-

                Flew, bu kitabında çocukluğundan itibaren inanç  bakımından yaşadığı tecrübelere yer vererek kısaca ateizmden teizme geçişini anlatıyor. İçinde doğduğu ailenin  Hıristiyanlığa bağlı olduğunu,  babasının vaizlik yaptığını, ayin ve toplantılara katıldıklarını bununla birlikte kendisinin dini bir feyz ve zevke almadığını ifade ediyor. Kitapta ilk önce ateizmi savunan kendi yazdığı eserlere ve onların  temel görüşleriyle bunlara verilen cevaplara  yer veriyor. Yazar, kısaca okumaları ve çalışmalarının kendisini bilimsel olarak benimsediği (öne sürülen iddianın götürdüğü yere gitmek) ilkeyle tutarlı bir biçimde yaşadığı değişimi samimiyetle anlatıyor. Kitap ayrıca ateizm konusundaki temel yaklaşımlara ana hatları ile yer veriyor. Çocukluk ve gençlik yıllarındaki Hıristiyan temelli inançlardan ateizme evirilişinin ilk adımını kötülük probleminin oluşturduğunu söylüyor. O zamanlar ailes...

MAVERDİ'NİN SİYASİ GÖRÜŞLERİ-Hayrettin GÜL

Maverdi(974-1058) siyaset teorisiyle Yunan ve İslam düşüncesini bağdaştırmaya çalışan Farabi’ye karşıt bir tutum içinde olmuştur. O devirde İslam dünyasının merkezlerinden olan   olan Bağdat’ta yaşamış, Müslümanların karşı karşıya olduğu bunalım ve sıkıntıları bizzat tecrübe etmiştir. Bu yüzden olsa gerek o yüz yüze gelinen problemleri çözebilmek için idealist bir teori değil, gerçeklerden hareket ederek daha çok pratik bir siyaset teorisi tasarımını amaçlamıştır.(Mucahid,1995:121) Bu çerçevede o siyaset tasarımını dört halifenin seçilme usullerini referans alan bir hilafet teorisi ortaya koyarak İslam devletinin yüz yüze geldiği sıkıntıların üstesinden gelmeyi amaçlamıştır.(Kallek,2003:180-186) Maverdi, Şafii mezhebine mensup bir fakih olup Abbasi devletinde önde gelen devlet adamlarından biridir.Ahkam es-Sultaniyye ve el-Vilayated-Diniyye adlı eserinde fıkıh merkezli bir siyaset teorisi inşa etmiştir. Söz konusu teori, aynen Efalatun, Aristo ve Farabi’de yer alan insanın d...

İBN HALDUN'UN SİYASİ GÖRÜŞLERİ-HAYRETTİN GÜL

İbn Haldun toplumu, devleti ve bunların oluşumlarını, temel özelliklerini incelemekle meşgul oldu. Temel ilgisi toplumsal olguları incelemeye yönelikti ancak bu temel ilgi onu ister istemez siyasal olguları da incelemeye sevk etti. Siyaseti seleflerinin çözümlediği şekilde yani özel olarak değil, genel bir konu olarak değerlendirmiştir devleti genişçe, objektif ve orijinal bir yönetemle ele alıp incelemeiştir. İbn Haldun devletin kökeniyle ve yönetici ile   ilgili fikirleri selefleriyle büyük ölçüde uyuşmasına rağmen iktidar olgusunu ele alıp çözümlemesi orjinaldir. Mücahid,1995:192-3) İbn Haldun’a göre insan toplumsal bir varlık olup onun toplum halinde yaşaması zaruridir. İnsanların bu toplanmasına medeniyet denilmekte olup bu durum umranı ifade eder.Allah insanı gıdasız yaşaması ve yaşamını sürdürmesi mümkün olmayacak şekilde yaratmış olup doğal olarak ona gıdasını aramayı; ona verdiği bir   güç ve kabiliyetle elde etmeyi ona bahşetmiştir. Bununla birlikte insan herha...