Dinî Bilgi ve Ahlak Uçurumu Bir adam düşünelim. Namazın farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini bilir. Abdestin inceliklerini anlatabilir. Mezhepler arasındaki farklardan söz edebilir. Hangi ibadetin hangi şartlarda sahih olacağını açıklayabilir. Tefsir sohbetleri dinler, hadis kitaplarından alıntılar yapar, fıkıh meselelerinde kendinden emin konuşur. Bir ayetin nüzul sebebini, bir hadisin sıhhat tartışmasını, bir mezhep imamının görüşünü, bir kelam ekolünün itirazını hatırlatabilir. Dışarıdan bakıldığında dinî bilgisi güçlü, konuşması etkileyici, hafızası kuvvetli biridir. Fakat aynı adam evinde kırıcıdır. Eşinin yorgunluğunu görmez. Çocuğunun sözünü keser. Yaşlı annesinin tekrar eden cümlelerine tahammül edemez. İş yerinde hakkaniyetli davranmaz. Trafikte öfkesine yenilir. Sosyal medyada kendisi gibi düşünmeyenlere ağır sözler söyler. Dilinde din vardır; ama hâlinde incelik eksiktir. İşte dinî bilgi ile ahlak arasındaki en sarsıcı uçurum burada belirir. İnsan Allah’tan, ibadetten,...
Din, Toplum, Bilim ve Teknoloji ©Tüm Hakları Saklıdır.